logo
logo

Bağışıklık

Bağışıklık


Albit, bitkiye püskürtme ile üstten uygulandığında; bitki yüzeyindeki hücrelerde bulunan NADPH(Nikotinamid Adenin Dinükleotit Fosfat) oksidaz sistemi reseptörleri ile PHB(Poli-β-Hidroksibütirat) ve türevleri etkileşime girer. Bu etkileşim sonucunda NADPH oksidaz aktivitesi artar, artan NAPDH oksidaz aktivitesi süperoksit ve diğer reaktif oksijen türlerinin yoğunlaşmasına neden olur( Yüksek bir konsantrasyon fakat bitkilere zararlı düzeyde değil). Bu süreç reaktif oksijen türlerini zehirden arındırabilen antioksidan enzimlerinin bir çığ gibi artmasını tetikler. Nedir bu enzimler;  Süperoksit dismutaz , Glutatyon  peroksidaz, Dehidroaskorbat redüktaz, Glutatyon redüktaz gibi. Bitki hücrelerindeki antioksidan enzimlerinin miktarının artması, askorbat ve klorofil oranlarının yüksek seviyeye çıkmasını sağlar( %100 arttıştan bahsedebiliriz, Albit uygulaması kontrollere oranla)

Kuraklık, sıcaklık, soğuk, pestisit zararı, kimyasal toprak kirlenmesi, tuzluluk gibi etmenlerin bitkide oluşturduğu stres, bitkilerde reaktif oksijen türlerinin artmasına ve klorofil oranının azalmasına yol açar. Albit uygulanmış bitkilerde ise askorbat ve klorofil miktarı artmış durumda bitkide bulunduğundan ve askorbat bitki içerisinde sistematik olarak heryere ulaşabildiğinden  her türlü strese karşı direncini arttırır.

Albit’in bir diğer özelliği ise fungisit olmamasına rağmen, sistemik fungisit gibi davranabilmesidir. Bunu nasıl yapar;

NADPH oksidaz aktivitesi Albit uygulamasına bir tepki olarak süperoksit ve peroksit sentezine neden olur (bu durum bitkilere sızmaya çalışan patojenlere biyosidal etki yapar). Aynı zamanda çok etkili bir uyarı bileşimi olan salisilik asit sentezine de sebep olur. Salisilat bitkileri hastalıklara karşı bağışık kılar ve bitki hücreleri çok çeşitli patojenlere karşı direnç kazanır.

Sonuç olarak bitki hücrelerindeki antioksidan kapasitesi 1.4 ile 3.4 katı artar, bu artış miktarı bitkilerin bağışıklık sistemini olumlu yönde etkiler.